Muş’a 100 Tosunla Gelen Göçer Aileler: 6 Ay Yaylada Yaşayacaklar

Muş'a 100 Tosunla Gelen Göçer Aileler: 6 Ay Yaylada Yaşayacaklar

1 Haziran 2026 tarihinde, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinden yola çıkan göçer Remzi Çelik, yaklaşık bin küçükbaş hayvanıyla Muş’un Şenyayla bölgesine ulaştı. Güneydoğu Anadolu’nun bunaltıcı sıcaklarından kaçan göçer aileler, sürüleriyle birlikte zorlu bir yolculuğun ardından yaylalara varıyor. Her yıl tekrar eden bu göç olayı, bölgedeki hayvancılığın en önemli dinamiklerinden birini oluşturuyor. Bu yıl, yaylaya çıkış zamanı geçen seneye göre yaklaşık bir ay gecikti. Kışın uzaması ve yağışların devam etmesi, göç sürecini etkiledi. Hem Remzi Çelik hem de besici Abdülhadi Yavuz, bu gecikmenin nedeninin iklim koşulları olduğunu belirtiyor.

Yaylaya ulaşan aileler, çadırlarını kurarak yaklaşık altı ay boyunca burada yaşamaya başlıyor. Elektrik ve altyapı imkanlarından yoksun olan bu yaşam, aileleri evlerinden yüzlerce kilometre uzakta zorlu koşullarda yaşamaya yöneltiyor. Göçerler, günün büyük kısmını hayvanlarının bakımı ve otlatılmasıyla geçiriyor. Ailelerin temel gelir kaynağını hayvanlardan elde ettikleri süt oluşturuyor. Mandıracılar çadırlara gelerek bu sütü satın alırken, aileler de peynir, yoğurt ve çökelek gibi ürünler üreterek ekonomilerine katkıda bulunuyor.

Remzi Çelik, “Başka bir alternatifimiz yok. Bu iş zordur ama yine de hayvancılığa devam ediyoruz” diyerek hayvancılığın zorluklarına rağmen bu sektörde kalmanın kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Muş, yüksek rakımlı yaylaları, verimli otlakları, temiz su kaynakları ve serin havası ile hayvancılık için ideal bir yer sunuyor. Güneydoğu’nun sıcak yaz aylarında hem insanlar hem de hayvanlar olumsuz etkileniyor; Muş’un serin iklimi bu sorunu ortadan kaldırıyor. Çelik, yaylanın hayvanlar için çok verimli bir yaşam alanı sunduğunu vurguluyor.

Göç olayı sadece Muş ile sınırlı değil. Abdülhadi Yavuz, koyun sürülerinin yolda olduğunu belirterek, göçerlerin Erzurum, Kars, Ağrı ve Bingöl’ün Karlıova bölgesine de gittiğini aktarıyor. 22 yıldır besicilik yapan Yavuz, bu yıl Muş’a yaklaşık 100 tosunla geldi. Geleneksel göçer hayvancılık, modern yaşamın konforlarından uzakta, fiziksel olarak zorlayıcı bir meslek olmasına rağmen, kuşaktan kuşağa aktarılarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun kırsal ekonomisinde hala belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor. Zorlu koşullara rağmen göçer aileler, sürülerinden ve yaylalarından asla vazgeçmiyor.

Author: Onur Kurt